Nefret Suçu Nedir ?

Nefret suçu, ceza hukuku kapsamına giren suçları içeren bir suç olmaktadır. Nefret suçlarını diğer suçlardan ayıran kısım ise b suçun aslen mağduru ya da mağdurlarının olmamasıdır. Nefret suçu, bu suçu işleyen kişilerin ait olduğu grubu hedef almaktadır. Örnek verecek olursak, kasten adam öldürme olarak ceza hukuku kapsamına giren bir suç bulunmaktadır. Nefret yasalarında ise din, ırk ve kökenlerin durumunu inceleyerek 1980 yıllarında ilk defa Amerika Birleşik Devletleri’nde kabul edilen nefret suçu, ileri zamanlarda diğer Avrupa ülkelerinde de kabul edilmeye başlanmıştır. ABD’de nefret suçlarına karşı oluşturulan yasaların keskin ve çok ağır cezalar ile sonuçlandırılmasının sebebi, ABD’nin dini, etnik köken olarak ve kültürel anlamda oldukça farklı toplumların bir arada yaşamalarından kaynaklanmaktadır. ABD oldukça farklı ülkelerden gelen göçmenlerle dolu bir ülke olmaktadır. Bu göçmenlerin yerleşmesi ve toplumların birbirleri üzerinde üstünlük çabası göstermeye çalışması ve bunun sonunda ABD için oldukça büyük bir problem haline gelen ırkçılığın ortaya çıkması, nefret suçlarına karşı ağır cezaların verilmesine sebep olmuştur.

1990 yıllarında ABD’de nefret suçlarına karşı oluşturulan yasalar cinsellik suçlarını da içeren yasalarla genişletilmiştir. Bir kişinin işlediği nefret suçunun suç olarak kabul edilmesi için, suçu işleyen kişinin, suç işlediği kişilerin ait oldukları topluluğa yönelik güdülenmiş ve bu güdülenme ile suçu işlemiş olması gerekmektedir. Bir ülkenin ulusal olma anlayışına karşı toplumlar arasında çıkan ”biz” kavramı zaman içerisinde önce ayrımcılığa daha sonra da nefret adı verilen kavram ismini üretmiştir.  Kişilerin nefret kavramlarında aşırı sinirlilik göstermesi ve yaşadıkları öfke patlamaları sonucunda nefret suçlarına dönüşen suçları beraberinde getirmektedir. Nefret suçu farklı toplumlar arasında toplumsal olarak farklı toplumlara karşı dışlama, aşağılama ve hayıflanma ile beraber kontrolsüz bir düşmanlığa neden olmaktadır.

Nefret Suçlarına Karşı Nasıl Bir Önem Alınmaktadır

Nefret suçu nedir sorusunun cevabından sonra nefret suçlarına karşı alınabilecek önlemler de belirlenmiştir. Suç işlemek genel olarak toplumsal bir durum olmaktadır. Toplumsal durumlar içerisinde işlenen tüm suçların kendi içlerinde belirleyici unsurları bulunmaktadır. Nefret suçu ise toplumların birbirleri ile aynı birlik içerisinde yaşayamama, gruplaşmalar ve bu gruplaşmaların kendi içlerindeki birlik oluşturma gibi durumlar, birbirleri ile iç içe yaşamada yaşanılan sıkıntılar ve ayrımcılığı kapsamasından ötürü toplumlar arasındaki ani öfke patlamaları sonucu yaşanılan kavgalar ve uygulanan şiddetin konusuyla ilgilenmektedir.

Nefret suçlarını işleyen mağdur kişilerin bu suçu işlemesine neden olan olay kişilerin isteyerek ve kasten karşısındakilere zarar vermek istek ve eğilimi değildir. Aksine karşı gruptaki bireylere karşı ön yargılı olmak, aşağılamak, ayırım yapmak ve kendi ait olduğu grubun tarafını tutarak yanlı davranmalarıdır. Bu sebeple mağdur olan kişilerin hayatlarını devam ettirebilmeleri de oldukça engellenen bir durum haline gelmektedir. Mağdur grup karşı grup sebebiyle kendini ifade edemez duruma gelerek fiziksel ve zihinsel baskılar ve şiddete uğramaktadır. Mağrurların hayatlar tehlike altına girmektedir. Bu gibi nefret suçlarının olmasını önlemek adına kişilerin yaşadıkları hayatı kabul etmesi, farklılıklara saygı duyması ve bu farklılıkları değiştirmemeye çalışması gerekmektedir. 

Advertisement

Nefret suçunda mağdur kişilere verilen mesaj nettir. Ya buradan gideceksin ya da istenilen kişi olacak ve istenilenleri yapacaksın bunun aksi davranman bize ve olduğumuz topluma aykırı geliyor. Bunun sonucunda yok olmaya mahkûm edileceksin şeklindedir. İnsancıl olan başka bir kesim ise bu şekilde olacaksan bizim ortamımızda bulunma olduğun yerden ve yuvandan çıkma gibi mesajlar vemektedir. Bu durum mağdur kişiyi gerek psikolojik gerek fizyolojik olarak oldukça zora sokmaktadır.

Nefret Suçlarına Karşı Anayasal Düzenlemeler Var Mıdır

Nefret suçu Tck (Türk Ceza Kanunu) tarafından belirlenmiş anayasal düzenlemelerle ve belirlenmiş cezalarla oluşturularak uygulanmaya başlanmıştır.

a) Bir bireye kamuya arz edilmiş olan bir taşınır malın ya da taşınmaz bir malı satmak, devretmek veya kiraya verilmesini engellemek

b) Bir bireyin kamu tarafından verilen izin ile belli hizmetlerden yararlanmasını engellemek

c) Bir bireyin kamu tarafından bir işe kabul edilmesini engellemek

d) Bir bireyin sıradan bir etkinlikte (ekonomik etkinlik) bulunmasını engelleme amacında olan diğer bireyler için 1-3 yıl arasında hapis cezası verilmektedir.

Nefret Suçlarına Karşı Çıkartılan Yasalar İnsanların Düşünce Özgürlüğüne Engel Midir?

Nefret suçu ile ilgili anayasal düzenlemeler her ülkenin hukuki kararlarına göre değişkenlik göstermektedir. ABD’de şiddet içerikli herhangi bir çağrışım bulunmayan durumlarda ifade özgürlüğünün olduğu kabul edilmektedir. Irkçı bir konuşma ya da şiddet içerikli bir davranışın olmadığı durumlarda ifade özgürlüğünün bulunduğunu kabul ederek toplumlar arasında nefret yasalarını ve bu yasaların ağır cezalarını uygulamayarak farklı açıdan değerlendirmektedir. Örneğin, Yahudi soykırımını ve diğer farklı soykırımları kabul etmeme gibi nefret suçu durumlarını ifade özgürlüğü olarak kabul etmektedir. Bu gibi durumlarda kendilerine özel farklı değerlendirmelerde bulunmaktadır.

Avrupa Birliği de kendilerine özel başka uygulamalarda bulunmaktadır. Avustralya, Fransa ve Almanya gibi ülkelerde Nefret suçu işlemeye karşı toplumlar arası çatışmalarda oldukça ağır kısıtlamalar koyarken Macaristan ve İngiltere gibi ülkelerin bu suçu işlemeye yönelik çatışmalarda söylenilen cümlelere karşı farklı formlarda değerlendirmeleri bulunmaktadır. Aynı yerde yaşayan farklı toplumların birbirlerinin yaşamlarına karşı temel hak ve özgürlüklerini yok etme gibi bir çatışmada bulunması ve nefret içerikli söylemler göstermesi kişilerin kendi haklarını kötüye kullanarak karşılıklı özgürlük kısıtlamaları baskıları olan nefrete yönelik söylemler ifade özgürlüğü olarak kabul edilemez. Nefret suçu işlemeye yönelik kişilerin karşı toplumlara söylemiş olduğu sözler, karşı toplumların öz benliklerine yönelik direkt bir saldırı olarak nitelendirilerek bu söylemlerin daha da ileriye gitmesine müsaade edilmiş olacaktır. Kötü cümle kullanan kişilerin bunu kendi çıkarları doğrultusunda kullanmaları ise ileride ciddi sonuçlar doğurabilecektir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir